Estetik Cerrahi Blog

Ameliyatsız Meme Dikleştirme Yöntemleri Var mı?

Her kadın meme sarkması, yumuşaması gibi problemler karşısında kendisini çaresiz hissedebilir. Bu durum hem fizyolojik hem de psikolojik olarak rahatsızlık hissi uyandırabilir ve sosyal ortamlardan kopma, ilişkide negatif durumlar yaşayabilir.
Ameliyatsız Meme Dikleştirme Yöntemleri Var mı?.

Yaşın ilerlemesi ve dokuların sarkmaya başlamasıyla beraber birçok kadın meme dikleştirme hakkında daha detaylı bilgi aramaktadır. Bu makalemizde sizlere meme dikleştirme ameliyatı ile ilgili bilgi aktaracağız.

Yaşa bağlı olarak deri elastik özelliğini kaybeder ve yer çekimi etkisiyle meme sarkması gerçekleşir. Aynı zamanda doğum yapma, sık kilo alıp verme ya da memelerin aşırı büyük olması, meme sarkması sebeplerindendir.

Ameliyatsız meme dikleştirme mümkün mü?

Kısa ve net yanıt vermek gerekirse; hiçbir masaj, krem ya da korse, memeyi kalıcı olarak dikleştiremez. Meme dikleştirme ameliyatı, bunun için tek çözümdür.

Meme dikleştirme ameliyatı için hasta meme bezi ve başı ölçümü için ayakta muayene edilir. Nasıl bir görünüm istendiğine, meme bezi durumuna ve ölçümlere göre karara varılsa da, kesi yapılıp dokular görüldüğünde, cerrah tam olarak istenen şekli alabilmesi açısından ekstra uygulama yapabilir.

Meme dikleştirme ameliyatı kesinlikle genel anestezi altında yapılır. Özel durumlar haricinde ameliyatın süresi iki ila dört saat arasında değişmektedir.

Meme Dikleştirme Ameliyatı Sonrası

Ameliyat sonrası bir miktar ağrı normaldir ve hemen buz kompres tedavisi, uzman cerrahın önerisiyle başlanır. İyileşme süreci tamamlanana dek sporcu sutyeni giyilmesi önemlidir. Ortalama iyileşme süreci üç hafta ile on hafta arasında değişmektedir.

Meme dikleştirme ameliyatı sonrası doktor önerilerine uyulduğunda, ağrı, şişlik gibi durumlar minimum seviyeye indirilebilmektedir.

Göğüs dikleştirme ameliyatının ardından belirgin kilo alıp verme ya da hamilelik gibi durumlar sebebiyle tekrar sarkma oluşabilmektedir. Genel olarak çocuk yapmayı planlamayan ya da sık kilo alıp vermeyen kadınlar için uygulanması önerilir.

Göğüs dikleştirme ameliyatı ardından yalnızca meme protezi konulan hastalarda, üç ila dört santimetrelik küçük bir iz kalabilmektedir. Bu kesiler memenin alt kısmında olduğu için görünmezler. Ameliyatın ardından bir yıl ve üzeri süre geçtiğinde, artık izleri fark etmek zorlaşacaktır.

Ameliyatın ardından kilo alan, hamilelik geçiren ve bu sebepten ötürü meme sarkması tekrarlayanlar, bir cerrahi operasyon daha talep edebilir ve planlamasını yaparak meme dikleştirme operasyonunu tekrarlayabilirler.

Meme Dikleştirme Ameliyatı ve Emzirme

Yapılan ameliyatın ardından birçok kadın emzirme durumlarının nasıl olacağını sormakta. Meme dikleştirme ameliyatı esnasında süt bezlerine zarar gelmemektedir. Genel olarak hastaların büyük çoğunluğu emzirmeye devam edebilir. Elbette bu durum operasyonu gerçekleştiren ya da gerçekleştirilecek olan cerrahla detaylı olarak görüşülmelidir. Fiziksel değerleriniz, yaşınız, kilonuz bu durumun sonucunu etkileyebilmektedir.

Bu makalemizde sizlere, meme dikleştirme ameliyatı nasıl yapılır? Ameliyat sonrası öneriler nelerdir? Göğüs dikleştirme ameliyatı olanlar emzirebilirler mi? Gibi  merak edilen soruların yanıtlarını verdik. Umuyoruz ki faydalı olmuştur.

Randevu ve Bilgi İçin Bizi Arayabilirsiniz

İletişim

Copyright © 2016 - 2018 | Estetik Memento

Tüm Hakları Saklıdır | Powered by paradigmasal

Bu internet sitesinin amacı, estetik ameliyatlar, medikal estetik uygulamaları, diş estetiği, psikoterapi, varis tedavisi ve tıbbi uygulamalar hakkında bilgi vermektir. Tüm estetik yazılar, yorumlar ve fotoğraflar, estetik cerrahi, medikal estetik, diş estetiği, psikoterapi ve varis ile ilgili bilgi ve fikir edinilmesi için yazılmıştır. Bu internet sayfasında anlatılan bilgiler, kişilerin teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Bu yazılarla, kişiler kendilerine teşhis ve tedavi yapamaz. Bir doktorun muayene ve tedavisinin yerini alamaz. Bu internet sitesinde bilgilendirilen ameliyatlar, ameliyathane koşullarında hastanede gerçekleştirilmektedir. Doğru tanı ve tedavi için, konularla ilgili doktora başvurulmalıdır.